canım ablama

dün moralimi alt üst eden, duyduktan sonra uzun süre kendimi toplayamadığım bir haber aldım. öyle canım sıkıldı ki, uyumak için yattığımda bile hala cık cıklıyordum kendi kendime...
üniversitedeyken yan dairemizde bir ablamız vardı, çok tatlı çok içten kıpır kıpır bi kadın... ilk tanışmamız çok manidardır. biz eve yeni taaşındık her birimizin eşyaları bir tarafta.. üstelik evi tutmamıza yardımcı olanda ev arkadaşlarımdan birinin erkek arkadaşı. apartmanda biz ve onlardan başka herkes aile ( bizde zemin kattaki erkek öğrencilerin arkadaşı olarak taşınınca apartmanda ilk andan bir mimlendik, buda ayrı bi konudur evi tutma hikayemiz...) neyse bu ablamız işten gelmiş yorgun argın hemen ilk işi kapımızı çalmak oldu. çorba yapıp getircem size dedi... o yorgunlukta yemek yapacak fırsat bulamadığımız için pek makbule geçti tabi... ablacık getirdi çorbamızı, benimde 18 yaşımda oğlum var izmirde okuyor dedi, çok konuşmadık gitti.. öyle genç görünüyor ki ne mümkün o kadının 18 yaşında çocuğu olsun. biz tabi senaryolar üretiyoruz. yok canım adamın ikinci evliliğidir. bak görüyomusun adamın oğlunu benimsemiş benim oğlum diyor vay beee... diyoruz. sonra birgün ben pat diye yaşını sordum oda söyledi meğer 38 yaşındaymış ve tabi oğlum dediğide öz çocuğu...

o enerjisi, gülen yüzü kıpır kıpır canlı halleri... nasıl tatlıydı. eşi çok şanslı diyorduk kendi aramızda
konuşurken, gül gibi karısı var herkesin nazar edeceği, hem güzel hemde kocaman bir yüreği var...
ah meğer o adam kıymetini bilmezmiş ki nerden bilelim...

22 yıllık evlilik... 22 yıl birlikte iki çocuk büyütüp sonrada hiç umrunda olmadan kapı dışarı edebiliyormuş meğer... hemde nelere katlandığı halde... aldatmasına, içip içip eve gelince dövmelerine, onu köle gibi görmesine, kendini değersiz işe yaramaz hissetirmesine rağmen ve onun yüzünden yıllarca antidepresan kullanmasına rağmen katlandığı adam kovmuş evden. kendi ayakları üstünde duramaz, gelip ayaklarıma kapanır sanıyor ya... halbuki oda öyle güçlü bir insan ki hangi işe girse başarıyor, nereye gitse üstesinden geliyor. eşi onu hep işe yaramaz görmüş ve hep öyle hissettirmiş ona. o sadece dışarıda birşeyler başardıkça mutlu oluyormuş, onun için hep dışarıda aktivitelere katılıyormuş, kendini geliştirmek için çabalıyormuş. biz de hayran olurduk bizim genç halimizle yapmaya üşeneceğimiz şeylere vakit ayırıp gündüz çalışıp akşamları kurslara gitmesine... bilmiyorduk tabi öyle mutlu olduğuna.. gelecekte olabilecekleri gördüğü için kendini geliştirmeye çalıştığını, kendi ayakları üstünde durmak için bu kadar çabalamasının sebebinin kendi geleceğine olduğunu bilmiyorduk. o kadar yakınımızda, her derdimizde koştuğumuz, her mutlu haberimizi onunla paylaştığımız ablamızın yan dairemizde ne sıkıntılar yaşadığını hele hiç bilmiyorduk... tek bildiğimiz okumak istediği halde genç yaşta okulu bırakıp evlendirildiği için pişman olduğuydu ama biz bu pişmanlığı hiç eşine bağlamamıştık, hiç aklımıza gelmezdi de...
şimdi atlatmış tabi, ne kadar güçlü olsada zor olmuş üstesinden gelmek. önce bir ev tutmuş kendine, sil baştan bir hayat kurmuş. yıllar öncesinden yapması gerekeni yapmış aslında, 22 yıllık esaretin ardından kendi özgürlüğüne kavuştu. onca şeye katlanmak, yıllarını o adamla geçirmek yeteri kadar yıpratmıştır zaten... tabi nasipten ötesi yok, yaşaması gerekiyormuş demek ki... bundan sonraki hayatında çocukları en büyük destekçisi.. inşaallah mutlu olur, herşeyin en iyisini en güzelini hakediyor, şimdiye kadar yaşayamadığı güzellikleri bundan sonra yaşaması dileğim...

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !